“Yıllarca partimiz adına görevlere getirilmiş, liderimizin yetki ve gücünü kullanmış bazı siyasilerin halleri de içler acısıdır”

Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam, Genel Merkez’de düzenlenen “Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının Verilişinin 86. Yıl Dönümü Programı”nda konuştu.

Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını 5 Aralık 1934’de kazandığını anımsatan Çam, Türk kadınının ayırımcılığa uğramadan seçilme hakkını kazandığı 31 Ekim 2013 ve seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yemin edebilme hakkını kazandığı 7 Haziran 2015 tarihlerini ikinci bir yıl dönüm noktası olarak bugünün yanında anmaktan gurur duyduğunu kaydetti.

Anadolu’da asırlarca birlikte barış ve huzur içinde yaşamış kadınların önemli bir kısmının ötekileştirildikleri, kılık kıyafetinden dolayı halkın dışlayan seslerin kesildiği, karanlık vesayet dönemlerinin kapandığı güvenli ve barış dolu bir dönemi yaşadıklarını ifade eden Çam, şunları söyledi:

“Bugünleri, bize lütfeden Rabbimize öncelikle şükrederken, buna vesile olan Türk kadınına hak ve özgürlüklerini sağlayan devletimizin banisi ilk Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve yıllarca bu özgürlükleri bilinçli olarak yanlış yorumlayıp yasak ve engeller çıkaranlara 79 yıl sonra dur diyen Sayın Cumhurbaşkanımıza, ona hizmet veren tüm kadrolarına minnet ve şükranlarımızı arz ediyoruz.”

AK Parti’yi diğer siyasetlerden farklı kılan en önemli özelliğin, ahde vefa olduğunu, bu özelliğin tarihten gelen ahlaki ve adil duruşun bir nevi yansıması olduğunu belirten Çam, partilerinin her kademesinde bugüne kadar taş üstüne taş koyan, ömrünü ve gençliğini bu topraklara adayanların geçmişten bugüne devletin tüm değerlerine saygı ve sevgide kusur etmediğini ifade etti.

“Fransa’da yaşayanlar için endişeliyiz”

Türkiye’nin son yıllarda devrim niteliğinde yapılan atılımlarla her alanda büyük gelişimler kaydettiğini ve muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma yönünde başarıdan başarıya koştuğunu anlatan Çam, şöyle devam etti:

“Türkiye, böyle bir atılım sürecini yaşarken, Avrupa’da özellikle de laikliğin anavatanı iddiasında olan Fransa’da İslam ve Türk düşmanlığının artmasını hayretle izlemekteyiz. Yaşam tarzına ve inançlara karşı baskı ve müdahalelerin yapıldığı, küçücük çocukların evlerinden alınıp saatlerce karakolda sorgulandığı, haber peşinde koşan gazetecilerin öldüresiye dövüldüğü bu ülkede yaşayan soydaşlarımız, dindaşlarımız ve Fransız halkı için endişeliyiz. Bu vesile ile insan hak ve özgürlükleri konularında tüm dünyayı samimiyete davet ediyor, daha fazla girişimlerde bulunmalarını arzu ediyoruz.”

“Mağdurun yanında yer almayıp partizanca duruş sergileyenleri kınıyoruz”

Yeni göreve başlayacak ABD yönetiminden, Türkiye için demokrasi talep edilmesinin Türk siyaset tarihine “kara bir leke” olarak geçtiğini belirten Çam, bir milletvekili tarafından Türk Ordusuna dil uzatılmasının ise ayrı bir “facia” olduğu değerlendirmesinde bulundu.

CHP İstanbul teşkilatındaki taciz iddialarına değinen Çam, “Son günlerde, İstanbul CHP teşkilatında vuku bulan, iğrenç hadiseler örtbas edilirken, bir vesile ile açığa çıktıktan sonra olayın vahametini basitleştiren, bir insan olarak, özellikle de bir kadın olarak, mağdurun yanında yer almayıp, partizanca duruş sergileyenleri buradan kınıyoruz. Bizler ‘ne pahasına olursa olsun siyasetimize bakarız’ anlayışını reddediyoruz.” diye konuştu.

Çam, şunları kaydetti:

“Yıllarca partimiz adına görevlere getirilmiş, liderimizin yetki ve gücünü kullanmış bazı siyasilerin halleri de içler acısıdır. Emanet edilen yetki ve imkanların kıymetini bilmemiş, kendi ikbal ve çıkarları için kullanmış, ekonomi, siyaset, diplomasi ve daha pek çok konuda istenilen başarıları elde edememişlerin, görevleri sona erdikten sonra birden muhalif konumuna geçip, adeta dışarıdan gazel okumalarını da milletimiz ibretle izlemektedir. Böylesi zorlu bir dönemde, bir taraftan FETÖ, PKK, DEAŞ ve bilumum terör örgütü ile diğer taraftan ise salgınla mücadele eden liderimizin ve devletimizin omuzlarına ek yük getirenlere her kim olursa olsun, milyonlarca kadın olarak karşılarında en kararlı şekilde duracağımızı buradan ilan ediyoruz.”

Çam, darbe girişimi yaşanmamış, “çukur siyaseti” ile yüz yüze gelinmemiş, Diyarbakır, Şırnak annelerinin yüreğinde, yavrularına kavuşma ateşleri yokmuş gibi “romantik, duygusal” söylemlerin de kendilerini incittiğini vurguladı.

“Üye sayımız, 5 milyon 229 bin 105’e ulaşmış durumdadır”

Kovid-19 salgını nedeniyle dünyada ciddi ekonomik daralmalar yaşandığını anımsatan Çam, Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı olarak, yurt çapında yeni kadın kooperatiflerinin kurulması, el üretimi işlerin artması ve kadınların ekonomiye daha fazla katkı vermesi için 81 il ve 922 ilçe başkanlığının uhdesinde çalışma başlattıklarını bildirdi.

AK Parti’ye gönül veren kadınların sayısının gün geçtikçe arttığını aktaran Çam, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bugün itibarıyla üye sayımız, 5 milyon 229 bin 105’e ulaşmış durumdadır. Siyasette, iş dünyasında, bürokraside, akademide, sporda, kültür ve sanatta, evde, okulda, tarlada, kısacası hayatın her köşesinde olan AK kadınlarımızı tanımamış, anlamamış ve kendi çirkin dünyalarından bakanlara da bu vesile ile seslenmek istiyoruz. Bazen dışarıdanmış gibi bazen de içimizdenmiş gibi görünerek, partimizin kadınlarına haksız yakıştırmalar yapanlara, bu ulaştığımız üye sayımız ve liderliğinizde, teşkilatlarımızda gayretle çalışan kadınlarımızın çabaları, en iyi cevaptır.”

Çam, “sandık namustur” düsturunu çalışmalarının her zaman en tepesine yerleştirdiklerini, kadın kollarının, hızla kongre ve bayrak değişimi çalışmalarını yoğun mülakatlar içinde yürüttüğünü, kongreleri biten ilçelerde 2023 seçimleri öncesinde isim isim her sandıkta 3 kadın müşahidi belirleyerek, dijital ortamda eğitimlerini ve sertifikalarını almış şekilde hazır bulundurmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir